Archive | August, 2009

Haftanın Enerji İçeceği

31 Aug

Yeni haftaya enerjik ve keyifle girelim, Pazartesi sendromunu üstümüzden atalım, Cuma’ya biraz daha yaklaşalım.

Bu haftanın ruh gıdası, Aziza Mustafa Zadeh’in Jazziza (1997) albümünün bence en muhteşem şarkısı: Character.

Bana “Keşke piyano çalabiliyor olsaydım” dedirten 2 şarkıdan biri. Diğeri yakında!

söylemezsem çatlarım #1

31 Aug

8.30 – 5.30 mesaili ve bilgisayar başında çalışan biri olarak, günlük haber okuma / haberdar olma ritüelimi ntvmsnbc üzerinden gerçekleştiriyorum.

Ancak sitenin yaklaşık 8 saniyede bir güncellenmesi ve ana sayfada haber başlıklarına bakarken bir anda ekranın gidip gelmesine, haydaaa deyip yeniden odaklanmışken bir daha güncellenmesine sinir oluyorum.

Ukala değilim. Fazla mükemmeliyetçi iş hayatı beni bu hale getirdi.

Götür beni Watermill’e

26 Aug

rufus

Bu Cumartesi yani 29 Ağustos’ta, buradan çoook ama çok uzaklarda, rüya gibi bir konser var.

http://www.watermillcenter.org/events/event_lastsong.php

Long Island’da bulunan bir sanat merkezi olan Watermill Center yararına düzenlenen “Last Song of the Summer” konserinde Rufus Wainwright, Norah Jones ve Martha Wainwright birlikte sahneye çıkıyor. The Hamptons’da gerçekleşecek konserin biletleri $125 (Walking ticket), $250 (Picnic ticket) ve $500 (Backstage ticket).

Demiş ki Rufus:

“I’ll definitely do a piece from my new opera, Prima Donna, in French. Norah and I will do a Hoagy Carmichael song. And there’s been a request for more uptempo numbers, so we’ll do a little Elvis. But don’t worry — there will still be some of the gothic melancholy you expect from me.”

Şu an ağlıyorum, biliyor musun..

Çevreci Çantalar Plastik Poşete Karşı: GOJEKO

25 Aug

gojeko2

Çevreci & çantasever bünyeler için mükemmel bir keşif sunuyorum sizlere : Gojeko

Amaç, plastik poşet kullanımını azaltmak. Sonuç, alışveriş için diye alıp günlük kullanımda vazgeçemediğiniz, muhteşem çantalar. Desenli, sade, özel tasarım, mesajlı, ne isterseniz var. Hem fiyat olarak uygunlar, hem de bence gayet yüce bir amaca hizmet ediyorlar. İnternet üzerinden siparişi veriyorsunuz, en geç 3 gün içinde çantanız kargoyla size geliyor.

3 tane gojekom var. Sonuncuyu aylardır heryere taşıyorum. Siyah üzerine pembe bir balık figürü ve yanda minicik “pembe japon balığı” yazısı. Fotoğrafını çeker koyarım bir ara.

gojeko1

İnternet sitesi : www.gojeko.com

Çekin çocukları aradan : Inglourious Basterds

23 Aug

Dün, 3 günlük hastalık molasından fenalaşıp kendimi dışarı attım ve Tarantino’nun son filmi – ya da arka sıramızda oturan, kendini göremediğim ancak ses tonu ve Türkçe’yi kullanma tarzıyla rahatlıkla karakter tahlili yaptığım ablamızın deyimiyle Brad Pitt’in son filmi- “Inglourious Basterds”‘a gittim.

inglourious-basterds-poster

Filmi diğer Tarantino filmleriyle karşılaştırıp alt metinlerde şunu bunu aramaya niyetim yok, zaten öyle gelişmiş bir Tarantino kültürüm de yok. Yönetmenliğini yaptığı Rezervoir Dogs ve Kill Bill Vol. 2 yi (Vol 1. değil dikkatinizi çekerim) izlemiştim daha once. Ancak bu filmden neler beklemeliyim, nelerle karşılaşabilirim noktasında tabi ki bir fikrim vardı. Şu günler, tv ve internette filmle ilgili çeşitli yorumlara rastlamanız muhtemel. Benden de objektif / subjektif bir kaç not olsun madem:

* Filmin başında gördüğüm +15 işaretinden sonra film boyunca “15 yaşındaki kuzenimi bu filme getirir miydim?” diye düşündüm, hala kararsızım. Ortalama bir savaş filminden beklenen şiddet potansiyelinin yanısıra kafaderisi yüzme sahneleri beni benden aldı. “Viewer discretion is strongly advised!”

basterds_aldo

* 5 chapterdan oluşan ve “Once upon a time in Nazi occupied France” yazısıyla başlayan filme konusu ve de sonu itibariyle bir kurmaca bir tarih / savaş / aksiyon filmi denebilir. Komedi filmi diyenler var, tartışılır. Belli bir seviyeye kadar şiddeti kaldıran bir yapım olmasına rağmen, işin içine savaş girdi mi ben o noktada herhangi bir komedi unsuru bulamıyorum malesef. O nedenle daha çok bir gerilim filmiydi benim için. Özellikle filmin giriş sahnesi ve Cindirella sahnesi bu açıdan oldukça başarılıydı.

* Filmin ismi Enzo G. Castellari’nin 1978 tarihli filmi ‘The Inglorious Bastards’tan geliyormuş. (http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=950800&Date=21.08.2009&CategoryID=120)

* Albay Hans Landa rolüyle Christoph Waltz, 2009 Cannes Film festivalinde en iyi erkek oyuncu ödülünü almış. Sanırım herkesin ortak kanısı filmdeki en muhteşem performansın kendisine ait olduğu. Adam bildiğin psikopat, ne eksik ne fazla.

basterds_landa

* Brad Pitt basterdlerin başı Aldo the Apachi rolüyle başarılı. Ailesi Nazilerce katledilmiş, Yahudi Shosanna Dreyfus rolünde Mélanie Laurent de oldukça iyi bir performans sergiliyor.

*Müzikler aşmış. Hatta abartayım, filmi daha izlenebilir kılacak kadar aşmış. Buyrunuz listesi:

1.The Green Leaves of Summer – Dimitri Tiomkin
2. After The Verdict -Ennio Morricone (”The Big Gundown”)
3. L’Incontro Con La Figlia – Ennio Morricone (”The Return of Ringo”)
4. White Lightning- Charles Bernstein
5. Il Mercenario (Ripresa)- Ennio Morricone (”Il Mercenario”)
6. Slaughter- Billy Preston
7. Algeris 1 Novembre 1984- Ennio Morricone, Gillo Pontecorvo (”The Battle of Algiers”)
8. The Surrender (La resa)- Ennio Morricone (”The Big Gundown”)
9. One Silver Dollar- Gianni Ferrio (”One Silver Dollar”)
10. Bath Attack- Charles Bernstein
11. Davon Geht Die Welt Nicht Unter- Zarah Leander
12. The Man With The Big Sombrero- Sam Shelton and the Michael Andrew Orchestra
13. Ich Wollt Ich Waer Bin Buhn- Lillian Harvey, Willy Fritsch
14. Cat People (Putting Out The Fire)- David Bowie & Giogrio Moroder
15. Mystic and Severe- Ennio Morricone (”Death Rides A Horse”)
16. The Devil’s Rumble- The Arrows
17. What I’d Say Zulus- Elmer Bernstein
18. Un Amico- Ennio Morricone (”Revolver”)
19. Tiger Tank- Lalo Schifrin
20. Bastero Gondors Rabhia e Tarantella- Ennio Morricone (”Allonsanfan”)

* “Ağza yumruk sokarak adam öldürme” diye bir kavram girdi hayatıma, bravo, çalışsın hayal gücü artık!

* Totalde filmi beğendim mi? Evet.

18 – 25 Ağustos 2009: 1 Haftalık Kalkınma Planı

18 Aug

kalkinma

Ekonomi:

1. İndirime girmiş mağaza görüldüğünde, önünden geçip gitmek ilk hedeftir.

2. Akşam yemeklerini dışarıdan ısmarlama devrinin bitmesi, mümkünse evde yapılacak yemeklerle yeme güdüsünün doyurulması bir başka hedeftir.

3. Güzel yaz akşamlarını dışarıda geçirmek isteyen eş-dost-akraba, mümkün olduğunca mütevazi mekanlara yönlendirilecektir.

Eğitim-Kültür-Sanat:

1. House M.D’nin 5 sezonunun bu hafta içinde bitirilmesi şarttır. Başka bir şey izleyemez oldum bu ne ya!

2. Her hafta en az 3 yeni film izlenmesi, “ay ben bunu sonra bitiririm” diyerek kenara konmuş kitapların yeniden ele alınması ve mümkünse bu sefer bitirilmesi, ruh sağlığı açısından olumlu sonuçlar doğuracaktır.

3. Tüm bünyede, “Düşün-Oku-Yaz-İnsan Ol!” felsefesinin benimsenmesi çalışmalarına başlanacaktır.

Tüketim:

1. Yiyecek-içecek tüketimi son 2 ayda had safhaya ulaşmış, bünyeye +3 kilo olarak geri dönmüştür. Tüketimin kontrol altına alınması şarttır.

2. Bu konuda mümkünse yaz menüsüne geçilmesi; özellikle, gece vakti ritüeline dönüşmüş çekirdek tüketiminin minimuma inmesi önceliklidir.

3. Tüketimin azaltılması ekonomik kalkınmanın da önünü açacak, verilen kilolar eski kıyafetlerin giyilebilmesine olanak sağlayacak, yeni kıyafet alışverişine gerek kalmayacaktır.

Film Müziklerinin Dahi Adamı: Joe Hisaishi

18 Aug

Bir gün bana deseler ki “Bravo, çok şanslı bir insansınız. “Hayatımın Soundtrack’i” adlı albümde sizin hayatınıza da yer veriyoruz. Kim yapsın müziklerinizi?”, tereddütsüz vereceğim yanıt “Aman efendim çok düşüncelisiniz, tabi ki Joe Hisaishi” olur.

joe-hisaishi

Animeseverlerin tanrılarından Hayao Miyazaki’nin lezzet ikizi olan bu müthiş yetenekli Japon besteci / müzik adamı, Howl’s Moving Castle (2004), Spirited Away (2001),  Mononoke Hime (1997), Kiki’s Delivery Service (1989), Tonari no Totoro (1988), Nausicaa of the Valley of the Wind (1984) gibi Miyazaki klasiklerine bir nevi can vermiştir.

Bunun yanında yine bir Japon efsanesi olan Takeshi Kitano’nun Dolls (2002), Kikujiro no Natsu (1999), Hana-bi (1997) gibi efsane filmlerinde yine Hisaishi müziklerini görürüz. Gerçi sözlük dedikodularına göre Dolls filminden sonra ikili, birlikte çalışmama kararı almışlar ama hayat bu, hiçbirşey belli olmaz, büyük konuşmamak lazım!

Hisaishi’nin son solo albümü Minima_Rhythm 12 Ağustos’ta piyasaya çıktı. İnternet sitesinden anlayabildiğimiz kadarıyla Senfoni orkestrası ile birlikte icra edilmiş eserler. Yine de kendisini film müzikleriyle, gönül tellerimizi titretirken görmek istediğimizi belirtmeden geçemeyeceğim.

minima

Detaylıca bilgi:

http://www.joehisaishi.com/

http://en.wikipedia.org/wiki/Joe_Hisaishi

Buyurunuz benim Hisaishi favorilerim. Hem de canlı performans!

Joe Hisaishi Live performance – Howl’s Moving Castle Main theme

Joe Hisaishi Live – Summer ( from Kikujiro )