Archive | July, 2010

Sınava girdik, çıktık, mutluyuz!

20 Jul

Az buz değil, 6 yıl oldu tanıtım neferliğine başlayalı. Tonla aile, sürüyle post-öss sendromlu öğrenci gördüm. Tanıtım döneminin ilk günü, ÖSS’nin açıklanmasıyla kapıdan girenler, tercihlerin son günü “kafam biraz karışık, tam karar veremiyorum” diyenler, daha sınava girmesine 1 sene olmasına rağmen “Mekatroniğin zorunlu derslerini öğrenebilir miyim? Ha bir de mezunlarınızın kabul edildiği yurt dışı üniversiteler ?” diye soranlar.. Niyetim, vakit olursa “Yeni Nesil Aile Tipi” üzerine kitap, bilemedin uzun bir yazı yazmak. Ama şu an işaret etmek istediğim nokta daha spesifik: Bizci anneler!

Bir annenin telefondaki ilk cümlesi “Biz ÖSS’de 59xx’inci olduk”sa, kampüs turu sırasında “Peki hangi yurtlarda kalıyoruz? Odamız temizleniyor mu?” diye soruyorsa ben o anneye korkuyla karışık tiksinti hissi besliyorum arkadaşım. Tamam, bu çocuğu sen doğurmuşsun, bakışlardan belli. Kızın ya da (büyük ihtimalle) oğlun üniversiteye girebilmek için eşşekler gibi sınava çalışmış, sen de onunla birlikte Couvade sendromuna benzer bir ÖSS sendromu atlatmışsın. Ama sınav bitti teyzecim, Allah aşkına bir sal artık. Okulu okuyacak olan sen değilsin, senin arka arkaya 10 tane sınava girmekten içi çıkan çocuk.  Ondan sonra karşıma geçip oturuyorsunuz, ben elemana dönüp “Sen ne düşünüyorsun?” diye sorduğumda hop atlayıp “Biz aslında tıp istiyorduk, ama sınavda biraz kötü yaptık, o nedenle şu an karar veremiyoruz. Elektronik olabilir, Bilgisayar olabilir” diyorsun. Benim de, gayet sınırlı sayıda kalan tahammül taneciklerim anında bitiveriyor, sağ gözüm seyirmeye başlıyor.

Bundan 20 sene sonra (ki en iyi ihtimalden bahsediyorum) adı kimbilir ne olan üniversite sınavından çıkmış bir çocuğum olur da, sınav sonrası “biz”li cümle kurarsam kafamı kırın ne olur. Hele ki “Yalnız benim çocuğun çok özel bir çocuk” dersem, beni oracıkta gebertebilirsiniz.

filmlerden öğrendiklerim #1

9 Jul

Prenses de olsan, yanlış seçilmiş bir saç modeliyle gül böreğine benzemen işten bile değildir. (Ross, yanlış fantezi bebeğim!)

..Star Wars 4-5-6..

söylemezsem çatlarım # 6

6 Jul

Şu an TV de, izlemekten en keyif aldığım şeyi açıklıyorum: Survivor Kızlar – Erkekler!

Tamam, belki Digiturk- Primitif üyesi olduğum ve Dizimax’la, Comedymax’la coşamadığım için bu durumda olabilirim. Ama bence milyon kanalım olsa da, her Pazar akşamı oturup, diyet zamanlarımda elimde meyveyle, koy-gitsin zamanlarımda çekirdekle izlerdim ben bu programı.

O saçmasapan oyunlarda heyecanlanmalar, o dedikodu furyasına kapılıp gitmeler, yemek ödüllerini kendim yemişcesine sevinmeler…

Ve pek tabi bir favorim de var: Hakancıyım canlarım ben. Ertan‘a sonsuz kılım. Yaşadığım sürece “Allahım görmesem olurdu” diyeceğim şeylerden birinin Aydın‘ın dansı olduğunu düşünüyorum. Oğuzhan abinin yaşına başına bakmadan, her program, laflarımı sıralıyorum.

“Kızım işin mi yok, otur başka şeylerle uğraş, atom fiziğine bulaş, dünyayı kurtar” dediğinizi duyar gibiyim.. Bakın 1 bölüm izleyin, sonra konuşalım.